Liderlik Gelişim Mentörlüğü

Liderlik Gelişim Mentörlüğü, hem kurumsal hayatta sorumluluk alan profesyonellerin hem de kendi yaşamında ve ilişkilerinde etkin bir duruş geliştirmek isteyen bireylerin potansiyelini güçlendirmek üzere tasarlanmıştır.

Bu süreç; hedeflerin netleştirilmesini, davranışsal ve zihinsel engellerin aşılmasını ve kişinin kendi liderlik kapasitesini sürdürülebilir biçimde geliştirmesini amaçlar.


Mentörlük Nedir?

Mentörlük; belirlenen hedefler doğrultusunda, bir programa bağlı olarak ilerleyen, ortalama 1,5–2 saatlik birebir görüşmelerden oluşan bir gelişim yolculuğudur.

Merkezinde danışanın kendini tanıması, farkındalığını artırması ve kendi çözümlerini üretmesi yer alır. 

Bu süreci desteklemek için güvenli ve açık bir ilişki zemini oluşturulur. Mentör, gerekli noktalarda bilgi ve deneyimini paylaşarak süreci güçlendirir.


Temel Yaklaşım

  • Her birey benzersizdir; tek tip formüller yoktur
  • Süreç durumsallık ilkesine dayanır
  • Güçlü yönlere odaklanır
  • Kişinin kendine özgü potansiyelini görünür kılar

Hedef Kavramına Bakış

Mentörlükte hedef, yalnızca dış beklentilere ulaşmak değildir.

Kişinin değerleri ve iç motivasyonu bir yanda, içinde bulunduğu sistem ve gerçeklikler diğer yanda bulunur.

Etkili liderlik, bu iki alan arasında sağlıklı bir denge kurabilme becerisiyle mümkündür.

Kişinin idealleri ile gerçekliği arasındaki uyum arttığında tatmin ve anlam duygusu güçlenir; azaldığında ise kaygı ve memnuniyetsizlik ortaya çıkar.


Koçluktan Farkı

Mentörlük süreci, koçluk yaklaşımının güçlü soru sorma ve farkındalık yaratma tekniklerinden yararlanır. Ancak gerekli olduğunda eğitim ve bilgi aktarımıyla desteklenir.

Bu yönüyle mentörlük; yalnızca keşfetmeye değil, aynı zamanda donanımı artırmaya da odaklanan bütüncül bir gelişim modelidir.


Program İçeriği

Program iki ana eksende ilerler:

1. Duygusal Dayanıklılık

  • Değişim, belirsizlik ve baskı altında dengeyi koruyabilme, 
  • Duyguları yönetme 
  • İçsel gücü artırma.

2. Kendine Liderlik

  • Zaman yönetimi, 
  • Önceliklendirme, 
  • Erteleme ile baş etme, 
  • İletişim ve çatışma yönetimi

Mentörlükte içerik, danışanın ihtiyacına göre şekillendirilir; bu da süreci standart eğitimlerden ayrıştırır.

Program Aşamaları

Mentörlük süreci altı fazdan oluşur:

  • Haritayı Tanıma 
  • Değerler
  • Hedefler 
  • Önceliklendirme – Plan 
  • Uygulama – Değerlendirme

Yapı süreci desteklerken; asıl belirleyici mentörün deneyimi, sezgisi ve ilişki kurma becerisidir.

Kimler İçin?

Kariyerinde yönünü netleştirmek, liderlik becerilerini derinleştirmek veya kendisiyle daha sağlam bir ilişki kurmak isteyen herkes için uygundur.

Ebeveynlikte Şiddetsiz İletişim

“İletişim”, insan hayatındaki en temel yetkinliklerden biri. Yalnız olmadığımız her an farkında olarak veya olmayarak iletişim halindeyiz. Bu öyle bir alan ki beceri geliştirmek için ekilen her bir tohum, 1’e 10 veren bir çiçek gibi işte, evde, ailede, toplumsal hayatın her yerinde yeşerme potansiyeli taşır.

İletişim, özünde anlama ve anlaşılma ihtiyaçlarının hayata yansımasıdır. İnsana dair her şey gibi çok karmaşık ve çok katmanlı bir kavramdır. Kültürle, coğrafyayla, yaşam koşullarıyla, aile yapılarıyla iç içedir. Çocuklarımızla iletişim de ebeveyn çocuk ilişkisinin temel yapı taşıdır. Güçlü bir iletişim çok şeyi değiştirir.

Çocuklar tartışmasız hayattaki en kıymetli varlıklarımız. Biz dünyanın “bugünüysek” onlar “geleceği”. Gün gelip bir yetişkin olduklarında bağlılığımız devam etsin, biz yaş aldığımızda da etrafımızda olsunlar isteriz. Bunun için çocuklarla iletişimimizi doğru temellere oturtmak ve bunu özellikle de çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde yapmak kritik değerdedir.

Hepimiz doğal olarak iletişim işini bildiğimizi düşünürüz. Peki o zaman bu çalışmanın amacı ne?

Hayatın akışıyla, toplumsal yaşamımız ve bakış açılarımız değişiyor. Değişen dünyada birey öne çıkıyor. Yeni nesil ebeveynler olarak bizler çocuklarımızın bireyselliğini daha çok destekler olmaya başladık. Atadan gelen taktiklerin tıkandığı durumlar çoğalmaya başladı. Artık yeni yöntemlere ihtiyacımız var. Batı dünyasından çıkmış bazı akılcı ve faydalı taktikleri, kendi kültürümüze uyarlamamız gerekiyor.

Amerikalı bir psikolog olan Marshall B. Rosenberg’in geliştirdiği; dünyanın etnik, dinsel ve siyasi çatışmaların olduğu pek çok bölgesinde, şiddetli anlaşmazlıkların arabuluculuk süreçlerinde kullanılan “şiddetsiz iletişim” yöntemi sağlam seçeneklerden bir tanesi. Bu yöntemle ortaya konan yeni iletişim dili, “kendini ifade etme” ve “başkalarını dinleme” şeklimizi bir çerçeveye oturtmaya yardımcı olur.

Bu çalışmada şiddetsiz iletişim yöntemini ebeveyn çocuk özelinde ele alacağız.

Şiddetsiz iletişim hem kendimizle hem çocuklarımızla ilişkimize daha fazla derinlik ve özen kazandıracak, içimizdeki doğal şefkatin ortaya çıkmasını sağlayacak. Kendimizle ve çocuklarımızla bağlantı kurmamıza yardım edecek.

Daha iyisini istiyorsak, gelin işe “dilimizden” ve “iletişim yöntemlerimizden” başlayalım…

Kimler Katılabilir: Ebeveynler ve çocuklarla iletişimini geliştirmek isteyen tüm yetişkinler

Eğitimler

LEA eğitimleri; bilgi aktarmaktan çok, davranışta fark yaratan gelişim alanları yaratmak için tasarlandılar.
Çünkü iş hayatında sorunların büyük bölümü ne yapılacağını bilmemekten değil, bilinenlerin hayata geçmemesinden kaynaklanır.

Bu nedenle eğitim yaklaşımımız;

  • bireysel farkındalığı davranışa dönüştürmeyi,
  • katılımcıyı pasif dinleyici değil sürecin aktif öznesi yapmayı,
  • “iyi niyet” seviyesinde kalan gelişim çabalarını somut karşılıklar üretir hale getirmeyi merkeze alır.

Eğitim tasarımlarımız; psikoloji, sosyoloji ve yönetim bilimi temelli çerçevelerle yapılandırılmıştır. Ancak hiçbir program tek tip değildir. Her kurumun dinamiği, her grubun ihtiyacı, her seansın enerjisi farklıdır. Bu nedenle içerikler; katılımcı profiline, kurumsal bağlama ve hedeflenen gelişim alanlarına göre özelleştirilir, her uygulama kendi içinde değerlendirilir.

Yaklaşımımız

Yetişkin öğrenmesinde en kritik unsur katılımdır. LEA eğitimlerinde eğitmen anlatan değil, süreci birlikte taşıyan kişidir.

  • Sunumlara esir olmayan,
  • sahnesi eğitmene ve gruba ait,
  • güvenli ama yüzeysel olmayan bir öğrenme ortamı hedeflenir.

Koçluk felsefesinden beslenen yaklaşımımızda; performans, öğrenme ve keyif birbirinden ayrılmaz bir bütündür.

Deneyimleme bu yaklaşımın temelidir. Oyunlar, uygulamalar, grup çalışmaları, testler ve yapılandırılmış egzersizler; farkındalığın kalıcı hale gelmesini desteklemek için bilinçli olarak kullanılır.

Amaç; “iyi hissettiren” değil, işe döndüğünde karşılığı olan öğrenme üretmektir.


Hangi İhtiyaca Hangi Eğitim?

Aşağıda yer alan eğitimler, kurumların en sık karşılaştığı gelişim ihtiyaçlarına göre konumlandırılmıştır. Her biri bağımsız olarak uygulanabilir; aynı zamanda birbirini tamamlayan bir gelişim yolculuğu oluşturur.


Kendine Liderlik Eğitimi

İhtiyaç:
Başkalarına liderlik önce kendine iyi lider olabilmekten geçer. İhtiyaç her zaman önce kendini iyi bilmek ve yönetmektir.

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Kişinin kendini tanıma, davranışlarını yönetme ve sorumluluk alma kapasitesini


Yetkiden Etkiye: Liderlik Eğitimi

İhtiyaç:
Sadece yetki sahibi olmak, lider olmaya yetmez. Gerçek etki yaratmak için yetkinin üstüne liderlik unsurları koymayı gerektirir.

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Unvana değil davranışa dayalı, güven oluşturan ve insanları harekete geçiren liderlik yaklaşımını


Psikolojik Sermaye Eğitimi

İhtiyaç:
İşletmelerin en kıymetli sermayesi, çalışanlarının Psikolojik Sermayeleridir. Motivasyon düşüşü, tükenmişlik riski, değişim ve baskı dönemlerinde dayanıklılık ihtiyacı olduğunda hepsine daha yakından bakmak gerekir.

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Öz-yeterlilik, umut, iyimserlik ve psikolojik dayanıklılık


İnsanla Çalışmanın Psikolojisi

İhtiyaç:
İletişim kopuklukları, çatışmalar, yanlış anlaşılmalar ve görünmez gerilimler

Bu eğitim neyi güçlendirir?
İletişimin psikolojik altyapısını anlama, duygularla çalışabilme ve sağlıklı diyalog kurma becerisini


Yönetici için Geri Bildirim Eğitimi

İhtiyaç:
Zor konuşmalardan kaçınma, geri bildirimin ilişkiyi zedelemesi, performans görüşmelerinin verimsizliği

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Geri bildirimi güvenli, geliştirici ve sürdürülebilir bir yönetim aracına dönüştürme becerisini


Zamanla İlişki Kurmak Eğitimi

İhtiyaç:
Zaman yetmiyormuş hissi, erteleme, odaklanma problemleri ve öncelik karmaşası

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Zaman algısı, önceliklendirme ve dikkat yönetimi


Ekipten Takıma Eğitimi

İhtiyaç:
Birlikte çalışan her ekip, otomatikman bir takım olmaz. Birlikte çalışan ama birlikte düşünemeyen ekipler, düşük sahiplenme ve zayıf işbirliği varsa Takım olmanın anatomisine ve geri plandaki psikolojik temellere bir bakış gerekir.

Bu eğitim neyi güçlendirir?
Ekip dinamikleri, ilişki kalitesi ve sonuç üreten takım bilinci


Son Söz

Bilgi artık her yerde; fark yaratan şey bilgi değil, farkındalık ve davranıştır.


LEA eğitimleri, insanlara ne yapmaları gerektiğini anlatmak için değil, neden yaptıklarını fark etmeleri ve nasıl farklı yapabileceklerini deneyimlemeleri için tasarlanır.

Biz motivasyon üretmeyiz; ilişki kalitesini, iletişim becerisini ve liderlik pratiğini güçlendiren bir alan açarız. Çünkü performans, baskıyla değil; anlamla, sahiplenmeyle ve netlikle yükselir. Kolay çözümler sunmayız, hazır reçeteler dağıtmayız. İnsanla, davranışla ve gerçek iş hayatıyla çalışırız.

Değişimin konuşulduğu değil, denendiği yer burasıdır. Biz davranışa dokunuyoruz. Kolay değil ama işe yarıyor.

Ebru Ardıç

Yönetim Danışmanı / Eğitmen

İstanbul Teknik Üniversitesi / Tekstil Mühendisliği – 1997 yılı – mezunudur.

Profesyonel hayata, Devanlay Eren Tekstil (Lacoste) firmasında, 50 kişilik bir kalite kontrol ekibinin yöneticisi olarak, ISO 9000 kalite güvence sisteminin inşa aşamasında başlamıştır. İlk yılını doldurmadan Kalite Güvence Müdürlüğü pozisyonuna getirilerek hem beyaz hem mavi yaka personelden oluşan bir ekibin ve kalite güvence sisteminin kurulum ve yürütme sorumluluğunu almıştır.

2000 – 2003 yılları arasında 100’den fazla ülkede laboratuvar, test, gözetim ve denetim hizmetleri veren Intertek Türkiye’nin Kalite Müdürlüğü görevini üstlenmiştir.

Türkiye’nin ilk Laboratuvar ve Inspection Akreditasyonlarını alan kişidir.

  • ISO/IEC 17025 – Test ve Kalibrasyon Laboratuvarları için Akreditasyon Standardı
  • ISO/IEC 17020 – Inspection Kurumları için Akreditasyon Standardı 2003 yılında Lead Auditor vasfını almıştır.

2003 yılında Metro Grup Satınalma (MGB) Türkiye Kalite Müdürlüğü pozisyonuyla yoluna devam etmiştir. Metro Grup, 30’dan fazla ülkede, Metro, Real, Kaufhof, Adler, Media Markt ve Praktiker gibi toptancı ve perakendecileri bünyesinde bulunduran bir Dünya firmasıdır.

Sonraki 7 yılını Almanya ve Hong Kong’a bağlı, Türkiye ve etrafındaki ülkelerden, dünyadaki tüm Metro satış noktalarına ürün gönderen bir Satınalma ofisinin, ürün kalitesinden sorumlu olarak geçirmiştir.

1 yıl Sourcing konusunda faaliyetlerde bulunmuş, yeni tedarikçilerin bulunması ve değerlendirilmeleri konusunda aktif görev üstlenerek, detaylı bir Tedarikçi Veri Tabanı oluşturmuştur. 2011 yılında Kalite şapkasını bir kenara bırakıp aynı ofisin Satınalma Müdürü (Merchandise Manager) pozisyonunu almıştır.

On yıllık süreçte, farklı kültürlerden insanlarla 360 derece iş ilişkisinin her türlüsünü yaşama şansı yakalamış, Avrupalı iş yapış biçimlerinin içinde olmuş, fiziken uzak organizasyonların idaresi, farklı ülkelerdeki üreticilerin koordinasyonu ve fonksiyonel olarak birbirine bağlı birimlerin harmoni ile çalışabilmesi gibi özel detaylarda yöneticilik yeteneklerini geliştirmiştir. Kalite Güvence’nin dinamikleri ile birlikte Tedarik Zinciri, Perakende, Sourcing ve Lojistik konularındaki pratik deneyim sahibidir.

2013 yılında eşinin işi nedeniyle MGB’deki görevinden ayrılarak Bangladeş’e taşınmış ve doğumu aynı döneme denk gelmiş olan çocuğunu büyütme amacıyla bir süreliğine profesyonel hayata ara vermiştir.

Türkiye’ye dönüş sonrasında Defacto – Ozon Tekstil’de Teknik Müdür olarak görev almış ve iç piyasa dinamiklerini gözlemleme şansı bulmuştur. Bununla birlikte Ozon Tekstil’in kalitesini yükseltmek odağında; Gözetim, Tedarikçi Değerlendirme ve Giysi Teknolojisi konularında sistem kurgulamış, çalışma prosedürleri yazmış ve ekip kurmuştur.

Modelhanede, bir kapasite ölçüm sistemi kurgulamış hem departmanın hem çalışanların kapasite ölçümlemesini yaparak, performans değerlendirme kriterlerini netleştirmiştir.

2016 sonu itibariyle kurumsal iş hayatına nokta koyarak, bilgi ve tecrübelerini daha geniş bir alanda kullanabilmek motivasyonuyla Eğitim ve Danışmanlık yapmak üzere kendi ürünlerine yönelmiştir.

Yönetim ve liderlik konularındaki yeni yaklaşımları takip etmek, psikoloji, sosyoloji, koçluk ve koçluk yaklaşımının uygulama alanları, kişisel gelişim, kültürler arası ortaklık & farklılıklar ile eğitim özel ilgi alanına giren konulardır.

Rasyonel, sürekli öğrenmeye ve insan potansiyeline inanan biridir ve biriktirdiklerini paylaşarak çoğaltmak en büyük motivasyonudur.

www.ebruardic.com.tr