Yeni Dünya Yetkinlikleri


Birlikte düşünmek için bir soru : Geleceğe Nasıl Hazırlanabiliriz?

Fütüristlerden duyduklarımıza göre 50 yıl sonra bildiğimiz mesleklerin yarısı olmayacak. Hayal etmekte zorlandığımız yepyeni meslekler türeyecek. Varlığını sürdürenler yeni düzene ve teknolojiye göre dönüşerek uyumlanacak. (Bu yazı Korona krizi henüz gerçekleşmeden yazılmıştı. Dünyanın dijital düzene uyumu hızlandığı için bahsi geçen 50 yıl belki de 20 yıl olarak güncellenmeli.)

Peki biz kendimizi ve çocuklarımızı bu kadar belirsiz bir geleceğe nasıl hazırlayacağız?



Karmaşık gibi görünen cevaba ulaşmak için önce yol gösteren temel faktörleri incelemek gerekiyor. 

Gelecek dünya nasıl bir yer olursa olsun gerçekleşme ihtimali çok yüksek temel tahminlerimiz var:  

  1. Teknoloji hayatımızın içine daha fazla girecek.
  2. Otomasyon imkanları gittikçe artacak. Makinalara veya robotlara yaptırılabilecek basit işler için insanlara ihtiyaç kalmayacak. Bu yüzden “vasıfsız” insan gücüne ihtiyaç olmamaya başlayacak.
  3. Muhtemelen gelecekte çok daha fazla insan bir şirkette değil aynı anda birçok şirkette ve proje bazlı çalışıyor olacak. Her çalışan bir şahıs şirketi gibi olacak.
  4. Evden çalışma yaygınlaşacak. Coğrafi mesafeler anlamsızlaşacak. Şirketlerin, ihtiyaç duyduğu uzmanlığı dünyanın herhangi bir yerinden karşılayabilme imkânı olduğundan, sizin işe her gün gidebilme yakınlığında olmanızın bir üstünlüğü kalmayacak. 
  5. Daha çok şirket, çok uluslu olacak. Bu da proje / iş arkadaşınızın belki bir Afrikalı, bir Asyalı veya Avustralyalı olabileceği anlamına geliyor.           
Geleceğin Dünyasında Yaşayacak Çocuğunuza, Bugün Ne Tavsiyede Bulunurdunuz?
Öne Çıkan Yetkinlikler Neler Olacak? 

Gelin yukarıdaki maddeler üzerinden inceleyelim:

1. Z kuşağı gibi teknolojiye doğmamış, internetsiz zamanları hayal etmekte zorlananlardan daha önceki kuşakların, yenilikleri sahiplenmeye karşı dirençlerini aşıp, değişimi kabul aşamasına geçmesi gerekiyor. Akıllı telefonlara alışmak, toplumun en yaş almış bireylerine başlangıçta ne zor gelmişti. Ama kullanmaya başladıktan çok kısa bir süre sonra hepsi aktif birer sosyal medya kullanıcısı oldular. Kendimize sormamız gerek: Yeni ve karmaşık görünen pek çok teknoloji bizim için de aynı olabilir mi?

Ayrıca teknolojiyi yaratan tarafta olmak istiyorsak; aklımıza, bilgi birikimimize, yaratıcılığımıza, gidilmemiş yollardan gitme cüreti ve cesaretine, başarısızlığa rağmen tekrar tekrar deneme azmine ve en çok liderliğe ihtiyacımız olacak.  

ÖNE ÇIKAN BECERİLER: Teknoloji okur yazarlığı, değişim yatkınlığı, yaratıcılık, yılmazlık, kendine ve başkasına liderlik.

2. “Vasıfsız İşçiye” ihtiyaç olmayacak olması ciddi bir sosyolojik olgu. Eğitim, beceri, uzmanlık çok daha kıymetli olacak. Makinalar elimizden bütün işlerimizi değil, sadece insan aklını ve inisiyatifini gerektirmeyen işleri alacaklar. “Vasıfsız” insanlar için yaşam çok daha zor olacak. O zaman hepimizin en az bir konuda uzmanlığa sahip olması çok kritik. Hatta artık çoklu uzmanlıklar devrinde olduğumuz konuşuluyor. Asıl mesele, çok fazla konudan ve onun komsularından anlayarak bütünsel bakabilmek.

ÖNE ÇIKAN BECERİLER: Uzmanlık, Gelişime Açıklık, Sürekli Öğrenme

3. Daha çok çalışan, bireysel girişimci pozisyonuna kayacak. Proje bazlı görevler ve proje bazlı performans değerlendirmeleri olacak. İşverenlerle, proje bazlı çalışanlar arasındaki köprüyü kuracak aracı platformlar var olacak. Bugün internet alışverişlerimizde satıcının puanına ve yorumlara bakabilmemiz gibi, bu platformlar sayesinde her birimizin daha önceki deneyimleri ve bunlar için şirketlerden aldığı değerlendirmeler açık ve görünür olacak. Bu da işi ne kadar süredir yaptığının değil ne kadar iyi yaptığının önemli olduğu bir arenaya taşıyacak. İyi ilişkilerinin ve uyumunun ardına saklanıp, gerçek fayda yaratmadan yıllarca saklanarak bir koltuğu işgal etmek zorlaşacak.

ÖNE ÇIKAN BECERİLER : Takım Çalışması, Bütünsel Düşünebilme, Uzmanlık, Çalışkanlık, Profesyonellik  

4. Gelecekte daha çoğumuz evden çalışıyoruz. Daha çoğumuz çok uluslu şirketlerdeyiz. Rekabet koşulları değişti. Şirketler personel ihtiyacını global bir havuzdan karşılayabiliyor. Artık sadece aynı şehirde yaşadığım için bir avantajım kalmadı. Aynı şekilde çalışan da yeni bir iş ararken sadece yaşadığı şehri değil tüm dünyayı tarıyor. Uzman bir personelin sadece kendisine yakın bir lokasyonda bulunduğu için bir şirkete mecbur olması gerekmiyor. Şirketlerle çalışanlarının alma ve verme dengesi artık başka türlü.

Bütün bu avantajlar ortak bir dil kullanımını gerektirdiğinden şirketler bu dili benimsemek ve her çalışan en azından bu yabancı dile hâkim olmak zorunda kalacak. 

Verimsiz ofis günleri, gereksiz, uzun toplantılar, trafik çilesi, zorunlu mesai saatleri yok. Çok kişiyi dahil eden projeler var. Toplantılar için teknoloji altyapımız hazır, herhangi bir yerden bağlanabiliyoruz. Projenin planlaması ve takibi önem kazanıyor. Sistemin işlemesi için herkes tam üstüne düşeni tam vaktinde yerine getirmeli.

ÖNE ÇIKAN BECERİLER : Dile Hakimiyet, Planlama, Proje Yönetimi, Öz-disiplin ve Kendine Liderlik

5. Evden çalışırken, “iletişim” yetenekleri eskisinden de önemli. Çalışma arkadaşlarımızla ofiste yan yana oturup her gün temas etmiyoruz. Belki aramızda saat dilimi farkları var. Üstüne bambaşka kültürlerden insanlarız. Ancak birbirimizi çok iyi anlamamız ve ortak bir amaç etrafında buluşmamız gerekiyor.      

ÖNE ÇIKAN BECERİLER:  İletişim, İşbirliği, Takım Olabilme, Farklılıkları Kavrama ve Yönetebilme, Kültürlerarası İletişim, Çatışma Yönetimi. 

Dünya nasıl bir yer olacak olursa olsun, öne çıkanların temel yetkinlikler olduğunun farkında mısınız? Belki 20 – 30 yıl sonra işleri bugünkü şekilde yapıyor olmayacağız. Ama yine insanlarla çalışacağız. Projelerimiz ve işbirliği yapma ihtiyacımız olacak. Yine veriler, değişkenler, belirsizlikler olacak ama bunlara rağmen kararlar veriyor olacağız. Yine başarılı olmak için hedefler koymaya, düşsek de kalkabilme gücüne, dayanıklı bir karaktere ve azme ihtiyacımız olacak.

Çocuklarımızı değişen dünyaya hazırlamanın en iyi yolu, gelecek için endişe etmeyi bir kenara bırakıp, onlara telaşla bilgi yüklemekten ziyade, temel yetkinlikler kazandırmaktan geçiyor.

Hazırladığımız ortam onları; değerleri olan, ahlaklı, doğruyu yanlıştan ayırabilen, kendini tanıyan, güçlü ve gelişmeye açık yönlerini bilen, orijinal ve yaratıcı, dil bilen, kendini iyi ifade eden, başkalarını anlayabilen, farklılıkları algılayabilen ve farklı ama birlikte olmanın kıymetini bilen, kendine liderlik edebilen, öz disiplini yüksek, planlı, azimli, çalışkan, dirençli, takım çalışmasına açık, olumlu, gerçekçi, değişime açık bir dünya vatandaşı olmak için destekliyor olmalı.  

Çünkü; koşullar ne olursa olsun; bugün ve her gün en kıymetli şey “Doğru İnsan Olmak” olacak.

Kendin Olmanın Güveni ve Liderliğiyle,
Ebru Ardıç


Görsel NotebookLM ile oluşturulmuştur